Bu yazı için 6 dakika okuma süresi.
“Kaptan yorulursa gemi yavaşlar. Okulun motivasyon motorunu canlı tutmak için önce yönetici kendi enerjisini korumalıdır.”
Özet: Bu bölüm, okul ekosisteminin en tepesindeki isimlerin, yani yöneticilerin kendi motivasyonlarını nasıl muhafaza edebileceklerini ele almaktadır. Yöneticinin motivasyonunun tüm okula yansıyan “çarpan etkisi” üzerinde durulurken; tükenmişlik, yalnızlık ve baskı gibi mesleki risklerin bilimsel veriler ışığında analizi yapılmaktadır. Yazı, yöneticinin psikolojik dayanıklılığının kurumsal başarı için bir lüks değil, temel bir gereklilik olduğunu vurgular.
Yöneticinin Motivasyonu = Okulun Motivasyonu
Okul müdürü veya yöneticisinin ruh hali ve motivasyonu, tüm okula dalga dalga yayılır. Lider güler yüzlü, enerjik ve tutkuluysa, bu atmosfer öğretmen odasından sınıflara kadar hissedilir. Tersi durumda, eğer yönetici yılgın, stresli ve isteksizse, bu negatif enerji de ne yazık ki okulun geneline sirayet eder. Bu yüzden denir ki “Yöneticinin motivasyonu, okulun motivasyonudur.”
Nitekim yapılan araştırmalar, okul yöneticilerinin motivasyonunun sağlanmasının okulun başarısı için kritik önemde olduğunu ortaya koyuyor. Eğitim sistemi içinde yöneticiler adeta orkestra şefidir; onların temposu hızlanırsa ekip de hızlanır, yavaşlarsa ekip de temposunu kaybeder. Dolayısıyla, bir okul yöneticisinin kendi motivasyonunu koruması, sadece kişisel bir iyi oluş meselesi değil, kurumsal bir gerekliliktir.
Ancak okul yöneticiliği, doğası gereği yüksek stres barındıran bir görevdir. Bir yandan öğrenci başarıları ve disiplin meseleleri, diğer yandan öğretmenlerin ihtiyaçları ve velilerin beklentileri arasında denge kurmaya çalışırlar. Üstüne bir de bürokratik yük ve resmi makamların talepleri eklenince, yöneticiler çoğu zaman taşınması zor bir yük altındadır. OECD’nin bir raporunda okul liderlerinin önemli bir kısmının çok yüksek düzeyde stres yaşadığı, kayda değer bir bölümünün de tükenmişlik belirtileri gösterdiği ifade edilir.
Türkiye’de yapılan çalışmalar da benzer şekilde, yöneticilerin yaklaşık %40’ının kendini aşırı stres altında hissettiğini, dört yöneticiden birinin tükenmişlik emaresi gösterdiğini ortaya koyuyor[55]. Bu veriler, yöneticinin motivasyonunu koruma konusunun ne kadar hayati olduğunun altını çizer. Yöneticinin düştüğü bir kurumda, diğer herkesin ayakta kalması zordur.
Pozitif tarafından bakarsak, motivasyonu yüksek ve dayanıklı yöneticiler, karşılaştıkları zorluklara rağmen okullarını başarıyla ileriye taşıyabiliyor. Rezilyans (psikolojik dayanıklılık) dediğimiz özellik, burada devreye giriyor. Motivasyonunu koruyabilen, esneklik gösterip zorluklardan güçlenerek çıkabilen yöneticiler, sadece kendilerine değil okullarına da kazandırıyorlar. O halde, bir okul yöneticisi kendi moralini yüksek tutmayı nasıl başarabilir? İşte bu noktada, bazı risklerin farkında olup stratejiler geliştirmek gerekiyor.
Motivasyonu Baltalayan Üç Temel Engel
Okul yöneticilerinin motivasyonunu koruyabilmesi için öncelikle bu süreci tehdit eden risklerin analiz edilmesi gerekmektedir:
1. Tükenmişlik (Burnout)
Okul yöneticilerinin motivasyonunu baltalayan en büyük risklerin başında tükenmişlik sendromu gelir. Sürekli yüksek tempoda çalışmak, her cepheden gelen talepleri karşılamaya çalışmak, kendi sağlığını ve özel yaşamını ihmal etme pahasına koşturmak bir süre sonra bedelini ödetir. Tükenmişlik yaşayan bir yönetici, başlangıçta büyük bir şevkle yaptığı işi artık otomatik pilota bağlamış, duygusal olarak boşalmış halde bulabilir kendini. Sabah okula adımını attığında içinden “Bugün de bitse de gitsek” diyorsa, bu tehlike çanlarının çaldığı anlamına gelir. Yukarıdaki araştırma verilerinde belirtilen %25’lik tükenmişlik belirtisi oranı[56], az buz bir oran değildir ve çok ciddiye alınmalıdır. Tükenmiş bir lider, ne öğretmenlere ilham verebilir ne de öğrencilere örnek olabilir; onun için her şey griye boyanırsa, okulda renk kalmaz.
2. Yalnızlık Hissi
Bir diğer sinsi risk, yalnızlık hissidir. “Zirvede tek başına olmak” deyimi, okul müdürleri için acı bir gerçeklik olabilir. Okulda herkes yöneticiyi güçlü, dayanıklı görmek ister; sanki onun derdi, zayıflığı olamazmış gibi bir algı vardır. Bu da yöneticiyi çoğu zaman duygularını ve endişelerini içine atmaya iter. Pek çok okul yöneticisinin yaptığı hatalardan biri, “Ben yöneticiyim, güçlü görünmeliyim” düşüncesine kapılmaktır[57]. Oysa bu yaklaşım, yöneticiyi içsel bir yalnızlığa sürükler. Kimseyle dertleşememek, yardım isteyememek, her şeyi tek başına yüklenmek bir süre sonra dayanılmaz bir izolasyon hissine yol açar. Kimi müdür, kendi okulunda bile samimi bir sohbete hasret kalır; çünkü herkes onu “müdür” kimliğiyle gördüğü için doğal iletişim zorlaşır. Yalnız bir lider, karanlıkta yol almaya çalışan bir gemi kaptanı gibidir – motivasyonunu sürdürecek içsel ışığı bulmakta zorlanır.
3. Kronik Baskı
Üçüncü büyük risk de baskıdır. Okul yöneticileri, hem altlarından hem üstlerinden baskı görür. Bir tarafta eğitim otoritelerinin hedefleri, sınav başarı baskıları, mevzuat yükü; diğer tarafta velilerin talepleri, toplumun beklentileri vardır. İki ateş arasında kalan yönetici, sürekli kendini birilerine hesap verir halde bulabilir. Bu kronik baskı hali, stres düzeyini tavan yaptırır. Stres yönetimi iyi yapılamazsa öfke patlamaları, karamsarlık veya karar almada tereddüt gibi sonuçlar doğurur. Ayrıca, “Okulunda her şey mükemmel olmalı” şeklindeki mükemmeliyetçi baskı da yöneticiyi yıpratır. Oysa her şey her zaman mükemmel olamaz ve bunun olağan olduğunu kabul etmemek, motivasyonu yiyip bitirir.
Sonuç
Özetle; tükenmişlik, yalnızlık ve baskı üçgeni, okul yöneticisinin motivasyonunu tüketen bir kara delik gibidir. Bu risklerin farkına varmak, onları erken safhada tespit etmek ve önlem almak şarttır. Aksi takdirde, bir okulun direksiyonunda enerjisi kalmamış bir kaptan ile yola devam etmek zorunda kalınabilir ki bu da kaçınılmaz olarak okulun performansına yansır. Yöneticinin kendi motivasyonunu koruması; sadece bir bireysel tercih değil, orkestrasının temposunu belirleyen şefin en büyük sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki; sağlıklı bir okul iklimi, sağlıklı ve motive bir liderle başlar.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Okul yönetiminde karşılaştığınız en büyük stres kaynağı nedir? Kendinizi “zirvede yalnız” hissettiğiniz anlarda bu duyguyu aşmak için hangi yöntemlere başvuruyorsunuz? Okulunuzdaki idari ekiple kurduğunuz iletişim, motivasyon deponuzu doldurmaya mı yoksa boşaltmaya mı daha çok hizmet ediyor?
