Bu yazı için 10 dakika okuma süresi.
İçsel motivasyonu güçlü öğretmenler, mesleklerini sadece iş olarak görmezler; onların öğrenme aşkı ve heyecanı, öğrencilerine de ilham verir.
Özet: Eğitimde kalitenin sürdürülebilirliği, öğretmenlerin içsel dünyasındaki motivasyon ateşinin ne kadar canlı olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Bu yazı, öğretmen motivasyonunun bilimsel temellerini, Türkiye’deki güncel istatistikleri ve bu gücü besleyen temel psikolojik ihtiyaçları kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.
Motivasyonun Kaynakları: İçsel ve Dışsal Faktörler
Öğretmenlerin içsel motivasyonu, bir öğretmenin yaptığı işi içten gelen bir istekle, zevk alarak ve anlamlı bulduğu için yapma duygusudur. İçsel motivasyon, öğretmenin öğrencilerin gelişimine tanık olmaktan, öğretme eyleminin kendisinden duyduğu tatmin ve mesleğine duyduğu tutkudan kaynaklanır. Örneğin, bir öğretmenin sırf öğrencilerinin ilerlemesini görmek için ekstra çaba sarf etmesi, hafta sonu yeni etkinlikler planlaması içsel motivasyonun göstergesidir.
Dışsal motivasyon ise daha çok maaş, terfi, takdir belgesi gibi dış ödüller veya iş güvencesi, mecburiyet gibi dış etkenlerle harekete geçmeyi ifade eder. Bir öğretmenin sadece idare zorladığı için proje yapması ya da ek ders ücreti için ek kulüp çalıştırması dışsal motivasyona örnek sayılabilir. Bu rehberde odaklandığımız içsel motivasyon, öğretmenin içindeki itici güçtür: Öğretmeyi sevmesi, öğrencilerinin başarısıyla gurur duyması, sınıfta olmaktan keyif almasıdır.
Getty Images
Keşfet
“Meslek Aşkı” Diye Bir şey Var mı?
İçsel motivasyon, “öğretmen zaten idealist olmalı, maddi hiçbir şey umursamamalı” demek değildir. Elbette maaş, çalışma koşulları, dış takdir gibi unsurların da motivasyonda payı vardır. Ancak içsel motivasyon güçlü olduğunda, öğretmen zor şartlar altında bile mesleğini severek yapar ve engeller karşısında yılmadan çalışır.
İçsel motivasyon safiyane bir Polyanna tavrı da değildir; öğretmenlerin yaşadığı zorluklar gerçektir fakat içsel motivasyonu olan öğretmen, bu zorluklara rağmen işinin anlamını unutmadan yoluna devam eder. Örneğin kalabalık bir sınıfta, imkanların kısıtlı olduğu bir okulda bile iç motivasyonu yüksek bir öğretmen kendi yöntemlerini geliştirip öğrencilerine en iyisini sunmaya çalışır. Sonuç olarak, öğretmenlerin içsel motivasyonu, dış ödüller olmadan da mesleklerini severek yapabilmelerini sağlayan, öğretmenin yüreğindeki meslek aşkı diyebileceğimiz bir kavramdır.
Öğretmen Ne İster: Özerklik, Yetkinlik ve İlişki
Öğretmen motivasyonunu anlamak için Öz-belirleme Kuramı (Self-Determination Theory) önemli bir çerçeve sunar. Bu kurama göre bireyin içsel motivasyonunu yüksek tutabilmesi için üç temel ihtiyacının karşılanması gerekir: özerklik, yetkinlik ve ilişki. Öğretmenler de kendi sınıflarında ve okul ortamında belli bir özerkliğe sahip olduklarında (yani nasıl öğreteceklerine, sınıf yönetimine dair kararlarda söz sahibi olduklarında), kendilerini yetkin hissettiklerinde (yani mesleki yeterliliklerini geliştirme imkanı bulduklarında ve başarı duygusu tattıklarında) ve güçlü sosyal ilişkiler kurduklarında (yani öğrencileriyle, meslektaşlarıyla ve yöneticileriyle olumlu bağlar geliştirdiklerinde) içsel motivasyonları artar. Bu çerçeve bize şunu söyler: Bir öğretmenin motivasyonu sadece bireysel karakter meselesi değil, aynı zamanda çalışma ortamının sağladığı imkanlarla da ilgilidir.
Öğretmen Takdir mi İster Ödül mü?
Ek olarak, Herzberg’in İki Faktör Kuramı gibi klasik motivasyon teorileri de eğitim bağlamında değerlendirilebilir. Bu kurama göre iş doyumu ve motivasyonu sağlayan “tatmin ediciler” (başarı, takdir edilme, işin niteliği) ile “hijyen faktörleri” (maaş, iş güvenliği, çalışma koşulları) ayrılır. Öğretmenler için de anlamlı başarılar elde etmek, öğrenci başarısına katkı sunmak, takdir görmek gibi faktörler güçlü motivasyon kaynaklarıdır. Maaş, güvence, okulun fiziksel koşulları gibi unsurlar ise kötü olduğunda motivasyonu düşürür ama iyi olduğunda tek başına içsel coşku yaratmayabilir.
Araştırmalardan biliyoruz ki, öğretmenler genellikle mesleğe başlarken hem başkalarına faydalı olma isteği (altruistik) hem de içsel motivasyonlarla bu işi seçiyorlar. Yani birçoğu “öğrencilere bir şeyler katmak istiyorum” diyerek öğretmen oluyor, bu da güçlü bir içsel güdü. Nitekim yapılan bir çalışma, öğretmenlerin içsel motivasyon ortalamalarının dışsal motivasyonlarından daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu demektir ki genel olarak öğretmenler mesleklerine içten bir istek duyma eğilimindedirler.
Ancak çalışma ortamı ve yıllar içinde yaşananlar, bu içsel motivasyonu zayıflatabilir veya güçlendirebilir. Teorik olarak, içsel motivasyonun sürekliliği için öğretmenin kendini mesleki ve manevi açıdan tatmin olmuş hissetmesi kritik. Eğer bir öğretmen, yaptığının fark yarattığını, değer gördüğünü, gelişebildiğini hissederse içsel motivasyonu korunur. Aksi halde, ne kadar idealist başlarsa başlasın, zamanla motivasyonu körelebilir.
Öğretmenin Pedagojik Yetkinliği Düşükse…
Ayrıca, Bandura’nın Öz-yeterlik kuramı da burada anılmaya değer: Bir öğretmenin kendi öğretme becerisine dair inancı (öz-yeterlik algısı) yüksekse, zor durumlarda pes etmiyor, farklı yollar deneyerek başarıya ulaşıyor. Bu inanç da içsel motivasyonu besleyen önemli bir faktör. Okul iklimi, idareci tutumları ve meslektaş desteği gibi etkenler öğretmenin öz-yeterliğini ve dolayısıyla içsel motivasyonunu etkileyebilir.
Özetle kavramsal olarak, öğretmen motivasyonu bir dizi psikolojik ihtiyacın karşılanmasına dayanır ve içsel motivasyonu güçlendirmek için öğretmenlerin anlam, amaç, özerklik ve başarı duygusu hissetmeleri gerekir. Bilimsel temeller bize, içsel motivasyonu yüksek öğretmenlerin daha yenilikçi, daha sabırlı ve öğrenciler üzerinde daha olumlu etkileri olduğunu söylemektedir. Çünkü bu öğretmenler işi sadece görev olarak görmez, gönülden yaparlar ve bu tutum sınıflarına yansır.
Genç Öğretmen mi Deneyimli Öğretmen mi?
Öğretmen motivasyonunu değerlendirirken içsel ve dışsal motivasyon şeklinde iki temel türden bahsedilebilir. İçsel motivasyonun alt boyutları arasında, öğretmenin mesleki tutku düzeyi, öğrenci odaklı idealleri, kendini geliştirme isteği gibi unsurlar sayılabilir. Örneğin, bazı öğretmenler öğrencilerinin başarısını en büyük ödül olarak görür (altruistik motivasyon), bazıları öğretmeyi sevdikleri için bu mesleği icra eder (özlük motivasyon), bazıları ise sürekli öğrenme ve kendi uzmanlık alanında derinleşme fırsatı için öğretmenlik yapar (entelektüel motivasyon). Bunlar içsel motivasyonun farklı yüzleridir ama ortak noktaları, ödül veya ceza gibi dış etkilerden bağımsız oluşlarıdır.
Dışsal motivasyon boyutunda ise maaş, terfi, takdir belgesi, idare baskısı, iş güvenliği gibi etkenler yer alır. Bir öğretmen sırf performans değerlendirmesinde iyi not almak ya da idareden takdir toplamak için ekstra çaba harcıyorsa, motivasyon kaynağı dışsaldır. Yine atama bekleyen bir öğretmenin, kadro almak uğruna çok çalışması da dışsal bir güdülenmedir. Bu iki tür arasında keskin bir ayrım olmamakla birlikte, sağlıklı olan içsel motivasyonun yüksek, dışsal motivasyonun destekleyici düzeyde olmasıdır.
Öğretmeni, Öğrencisi Motive Ediyor
Araştırmalar Türkiye’de öğretmenlerin iç motivasyonunun genelde yüksek olmakla birlikte, dışsal faktörlerin de (örneğin sınıf büyüklüğü, maaş düzeyi gibi) motivasyonlarını etkilediğini ortaya koymuştur. Örneğin, 414 öğretmen üzerinde yapılan bir çalışmada, öğretmenlerin en büyük içsel motivasyon kaynağının “öğrenciler” olduğu, en büyük motivasyon düşürücü dışsal etkenin ise “sınıf kalabalıklığı” olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, içsel motivasyonun (öğrencilere değer katma arzusu) ne kadar güçlü olabileceğini ve bazı dışsal şartların (çok kalabalık sınıflar gibi) motivasyonu nasıl baltalayabildiğini gösteriyor. Ayrıca motivasyon türleri bağlamında, öğretmenin kariyer evrelerine göre değişen motivasyon türlerinden de söz edilebilir. Mesleğe yeni başlayan idealist bir öğretmen büyük ölçüde içsel motivasyonla doluyken, orta kariyerindeki bir öğretmen bürokratik engeller nedeniyle bir miktar motivasyon kaybı yaşayabilir, emekliliğe yakın bir öğretmen ise farklı motivasyon kaynakları (örneğin mesleki miras bırakma isteği) geliştirebilir.
Türkiye’de öğretmen motivasyonuna ilişkin çalışmalar, içsel motivasyonun genel olarak güçlü olduğunu ancak çevresel faktörlerin de önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır. Erzurum ilinde yapılan kapsamlı bir araştırmada, öğretmenlerin içsel motivasyon ortalamalarının dışsal motivasyon ortalamalarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yani birçok öğretmenimiz, işi maddi getirisinden ziyade manevi tatmini için yaptığını ifade etmektedir. Bununla birlikte aynı çalışmada dikkat çeken bir bulgu, öğretmenlerin motivasyonunu etkileyen dışsal faktörlerin sayıca içsel faktörlerden daha fazla olduğu ve bu dışsal etkenlerin çoğunlukla olumsuz nitelikte bulunduğudur.
Bu dışsal faktörler arasında en olumsuz olanlar büyük sınıf mevcutları, ağır bürokratik yük ve altyapı eksiklikleri olarak belirtilmiştir. Nitekim aynı çalışmada “öğretmenlerin en büyük motivasyon kaynağı öğrenciler iken, motivasyonu en çok düşüren etken sınıf kalabalıklığıdır” sonucu ortaya çıkmıştır. Bu istatistik, bir yandan öğretmenlerimizin öğrencilerden gelen manevi tatmine ne kadar değer verdiğini, diğer yandan sistemsel koşulların (örneğin 50-60 kişilik sınıfların) bu motivasyonu nasıl törpüleyebildiğini gösteriyor.
Stres Motivasyonu Düşürür mü?
Başka bir veri noktasına bakarsak, TALIS 2018 uluslararası öğretmen anketine göre Türkiye’de öğretmenlerin %13’ü beş yıl içinde öğretmenliği bırakmak istediğini belirtmiştir ki bu oran OECD ortalamasından düşüktür (OECD %25). Bu, her ne kadar mesleki koşullar zorlu olsa da Türkiye’de öğretmenlerin önemli bir kısmının mesleğe bağlılığını koruduğuna işaret edebilir. Aynı raporda, Türkiye’de öğretmenlerin yalnız %7’si işinde “çok stres” yaşadığını belirtmiştir (OECD ort. %18), ki bu da göreceli olarak daha düşük bir orandır. Bu bulgular içsel motivasyonu yüksek, mesleki tatmini nispeten güçlü bir öğretmen profilini düşündürmektedir.
Sonuç
Özetle öğretmen motivasyonu, sadece bireysel bir tercih değil; özerklik, güven ve takdirle beslenen toplumsal bir süreçtir. Türkiye’deki veriler öğretmenlerimizin mesleki bağlılıklarının yüksek olduğunu gösterse de, sistemsel iyileştirmelerin bu içsel ateşi desteklemesi kritik önem taşımaktadır. Unutmayalım ki mutlu ve motivasyonu yüksek bir öğretmen, aydınlık bir geleceğin en sağlam temelidir.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Bir öğretmen olarak sizi en çok ne motive eder? Ya da bir veli olarak, öğretmenlerin enerjisinin sınıf atmosferine etkisini nasıl gözlemliyorsunuz? Deneyimlerinizi ve yorumlarınızı bizimle paylaşın!
